Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

“MUHTEREM EFENDİM”!..

 lütfen beni

Kılıçdaroğlu’na 2013 yılında; “ana muhalefet lideri sıfatıyla ABD Büyükelçisi ile bir otelde baş başa 2,5 saat ne görüştünüz” sorusu soruluyordu.

Hiçbir zaman bu soruya cevap vermedi.

Şimdi ise,  Başdanışmanı Rasim Bölücek’in, CIA’ya çalıştığı kesinleşen Enver Altaylı ile 1159 defa hangi konuları konuştuğu soruluyor, yine cevap verilmiyor.

Düşünebiliyor musunuz soru sorarak siyasi iktidarı denetlemesi gereken bir lider,  kendisine sorulan sorulara cevap vermekten kaçınıyor!..

***

Yukarıda hatırlattığım sorunun ne derece önemli olduğunu anlayabilmek ve cevabını bulabilmek için kahramanımızı biraz tanımak gerekir.

Açık kaynaklardan herkesin kolayca ulaşabileceği bilgileri özetliyorum:

Enver Altaylı, Özbekistanlı Şakir Efendinin oğludur.

Gençliğinde hukuk eğitimi almıştı.[1]

Fuat Doğu[2] tarafından göreve başlatıldığı MİT’te, 1968-1973 tarihleri arasında “Sovyetolog[3] olarak çalışmıştı.

1977-1980 tarihleri arasında; Hergün gazetesinin başyazarı ve genel yayın yönetmeni idi.

Bu dönemde MHP’nin Almanya Genel Müfettişi olarak da görev yapmıştır.

1990’lı yılların başında yeni Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin kurulmasında etkin rol oynadığı kabul edilir.

Üç kitap yazmıştır.[4]

1962 yılında Kara Harp Okulu’nda öğrenci iken, Talat Aydemir’in darbe girişimine katılmış ve tutuklanmıştır.

***

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Enver Altaylı’nın da bulunduğu 4 şüpheli hakkında yürüttüğü FETÖ soruşturmasını tamamladığını kamuoyuna açıkladı.

İddianamede, en çok Altaylı’nın Fetullah Gülen’e yazdığı mektuplar dikkatimi çekti.

Gülen’e “Muhterem Efendim” diye hitap eden Altaylı’nın mektuplarından, 26. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ[5] ile Silivri Cezaevi’nde iken şüpheli şekilde ölen MİT Asya Bölge Koordinatörü ve Müsteşarlık Karargâhı Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun[6] etkisiz hale getirilmelerini istediği anlaşılıyor.

O tarihlerde Yargı’ya ve Emniyet’e büyük ölçüde hâkim olan Fetullah Gülen, Altaylı’nın isteğini[7] yerine getirmiştir!

Başbuğ tutuklanmış; Kozinoğlu ise, Silivri Cizaevi’nde şüpheli bir şekilde öl(dürül)müştür!

Altaylı mektubunda Fetullah Gülen’e “zat-ı alileriniz[8] düzeyinde övgüler dizdikten sonra, bağlılık yeminini şu cümleler ile eda etmiştir:

Lütfen beni bir öğrenciniz, bir muhibbiniz, bir küçük kardeşiniz kabul etmeniz bana hediyelerin en büyüğüdür. Hizmet kervanınızda benim de payım olursa bu da Rabbimin bana en büyük lütfu olacaktır.

Altaylı, Kozinoğlu’nun MİT’in başına getirileceğini duyduktan sonra:

Eğer böyle bir şey olursa, Allah memleketi, devleti, Fetullah Gülen’i, Cemaatin önde gelenlerini korusun. Bu bir felaket olur” diyerek, Gülen’e elini çabuk tutmasını tavsiye etmiştir.

Enver Altaylı, FETÖ’nün çatı kurumu olan TUSKON[9] Başkanı, aynı zamanda örgütün iki numaralı ismi olan Mustafa Özcan[10] ile de yakın ilişki içerisindeydi.

Enver Altaylı, Zaman gazetesindeki röportajında; “Orta Asya’da Türk jeopolitiğinin içini dolduracak insan Fethullah Gülen Hocaefendi’dir” diyerek, FETÖ’ye biat ettiğini bir kez daha vurgulamıştır.

Altaylı, damadı Metin Can Yılmaz’ın[11] FETÖ üyesi olduğunu bilerek kızıyla evlenmesine izin vererek, yerini iyice belirlemiştir.

Damat Metin Can Yılmaz, eski MİT mensubu Mehmet Barıner’in[12] yurt dışına kaçırılma girişimi ile ilgili olarak başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanmıştır…

***

Enver Altaylı, “Abdi İpekçi’yi Sovyetler öldürdü” açıklamasının da sahibidir.

Birgi kirliliği yaratmada bir numaradır!

Enver, aynı zamanda Almanya vatandaşıdır.

Telefonuna üst düzey FETÖ’cülerin kullandığı “Signal” isim