Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

BİR RİCA Kİ SORMA GİTSİN!..

Ekmeleddin_1

SONAR’ın anketine göre “hayır” oyları yüzde 52, CHP ve HDP’nin birlikte hareket etmesi halinde; “evet” oyları yüzde 55’e çıkıyor…

Bu gidişle Y-CHP’nin “Anayasaya hayır” kampanyası, Erdoğan’a son kıyağı olacak!

***

Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk bam teline bastı:

2019 yılında hem Cumhurbaşkanlığı hem de genel seçim aynı gün yapılacak.

Cumhurbaşkanının partisi Meclis’te çoğunluğu elde edemezse,  hükümeti çoğunluğu elde eden parti kuracağına göre; Cumhurbaşkanı aynı zamanda ana muhalefetin de lideri olacak!

Bu demektir ki, bundan böyle muhalefet göstermelik olacak.

Elbette ki, muhalefetin olmadığı bir ülkede, demokrasiden söz edilemez…

Ve böyle bir totaliter rejime; ne yazık ki, sadece MHP’nin girişimi ile değil, CHP’nin de “meşruiyet” sorununu çözmüş olması ile geçeceğiz.

HDP zaten baştan beri; “ver federasyonu, al başkanlığı” diyor.

Dolayısıyla onların yeni rejim ile bir sorunları olamaz.

Bundan böyle; Cumhurbaşkanı, hem devleti, hem partisini, hem de muhalefeti temsil edecek.

Erdoğan hem anamız, hem babamız gibi  yani!..

Türk halkına böylesi mi yakışır?

***

Aralık 2015 PISA sınav sonuçlarına göre; 15 yaş grubundaki 6000 Türk öğrencinin çoğunluğu, ya okuduğunu anlayamıyor ya da yanlış anlıyor.

Bu gençler, büyüyünce bizim gibi seçmen olacaklar!

O zaman neyin ne olduğunu anlayabilecekler mi?

PISA 72 ülkede 15 yaşındaki 540 bin öğrenci arasında üç yılda bir yapılıyor.

Türkiye ancak 50’li sıralarda…

Zeka düzeyi bizden daha geri olan 20 civarında ülke var!..

Bizim oralarda, “öyle kazana böyle lahana” derler!

 

***

CHP Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın, son olaylar üzerine yaptığı açıklamalar önemli:

TSK’nın Suriye’deki hedefini; El-Bap’tan sonra Mümbiç olarak açıklayınca, Dersimlinin, kaşı gözü oynamaya başladı, neredeyse ödü patlayacaktı.

“Olur mu öyle şey, ne işimiz var Mümbiç’te” dedi…

Zaten onun safı baştan beri belliydi.

Alın size bu konuda bir kanıt daha:

Jandarma Genel Komutanlığının Darbe Girişimlerini Araştırma Komisyonu’na gönderdiği 28 sayfalık raporda; PKK‘nın Avrupa Sorumlusu Zana Azadi, 26 Nisan 2016 tarihinde sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajda şöyle diyor:

“Fetullah Gülen’i sevmediğimi herkes bilir. Ama AKP, DAEŞ faşizminin yıkılması için devrimci halkların Gülen’le yaptığı işbirliği en doğru karardır.”

Her şey gün gibi ortaya çıkmasına rağmen;

Dersimli Kemal, hala PKK ile FETÖ’yü korumaya devam ediyor.

Belli ki, aldığı talimat böyledir.

***

YSK Başkanı Sadi Güven; Yüksek Seçim Kurulunda 3, İl Seçim Kurulu Başkanı 11, İl Seçim Kurulu Üyesi 59 ve İlçe Seçim Kurulu Başkanı 210 hâkim ile 15 zabit kâtibinin FETÖ üyesi olmaktan görevden uzaklaştırıldığını ve tutuklandığını açıkladı.

Bu kadar örgüt üyesinin desteklediği AKP’nin, nasıl iktidar olduğu neden tartışılmıyor?

Y-CHP bu işi hiçbir zaman sahiplenemedi.

“İktidarın “meşruiyet “ sorunu var” diyemiyor.

Başka bir karın ağrısı mı var acaba?

Meşru olmayan iktidarların yaptığı icraatlar da gayrimeşrudur

Bunu bilen AKP;  “yeni anayasa” yaparak, “yeni rejime” geçmeye çalışıyor!

Belli ki, yeni anayasa ile “beyaz bir sayfa” açıp, her şeyi sıfırlayacaklar!

Bu arada, önceki dönemlerde işlenmiş anayasal ağır suçlar; ya affedilecek ya da suç olmaktan çıkartılacaklar.

Yaşamakta olduğumuz süreç budur ve MHP’li “Devlet”, işin böyle bitirilmesine  “evet” diyor!..

***

Söyleye söyleye dilimde tüy bitti.

MHP’yi kurtarmadan, AKP’den kurtulmak imkânsızdır…

Y-CHP’de ise, hiç umudum kalmadı.

Kim ne derse desin, yeni rejime geçilmesinin “meşruiyet” temelini Y-CHP hazırladı.

Dersimli, şimdi Cumhurbaşkanına, Başbakana ve Meclis Başkanına, anayasa değişikliğinden vazgeçsinler diye  “rica”da bulunuyor:

“Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı; sizden rica ediyorum,  lütfen bu anayasa değişikliği teklifini geri çekiniz. Türkiye’ye en büyük hizmeti yapmış olursunuz” diyor. (1)

İktidara “rica” ederek muhalefet yapma dönemine girdik…

***

Bu Y-CHP’liler, “muhalefet” ederken bile fırsatı kaçırmıyorlar,

CHP milletvekilleri Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı olarak sokağa çıktılar.

Akıllarınca zevahiri kurtaracaklardı.

Bir bildiri okudular, evlere şenlik.

Duyanlar; anayasa “hayır” diyecekleri vardıysa da, bu bildiriden sonra “evet”e dönecekler…

Anayasa değişikliğinden sonra gelecek olan diktatörlüğü; Saddam’a, Esat’a ve Kaddafi’ye benzettiler!

Son yıllarda emperyalizme karşı direnen ve ülkelerinin toprak bütünlüğünü savunan bu liderleri, Y-CHP’liler her fırsatta neden karalıyorlar?

Böyle zamanlarda; Hitler, Musolini, Salazar, Allende vb. gibiler nedense akıllarına gelmiyor!

Yine de şükredelim; diktatör örneğini verirken, Atatürk ile İnönü’yü saymadılar!?

Acaba Y-CHP’nin bir başka görevi de:  ABD’nin mazlum uluslara karşı yaptığı saldırıları meşru ve haklı gösterme midir?

***

Muhalefet böyle işbirlikçi olursa, AKP hiç iktidardan düşürülebilir mi?

Bunların sayesinde;  AKP oy kaybettiği yerde bile, muhalefetten bir parti kazanabiliyor.

İşte size MHP, en canlı örnek..

MHP, muhalefette olduğu halde, iktidarın yapamayacağı icraatları yapmaya başladı…

Rejimi değiştiriyor; 78 milyonun yaşam tarzını, toplumun idare şeklini belirliyor…

Gelecek nesilleri ağır ipotek altına sokuyor…

Bu yüzden:

Yangından ilk kurtarılacak olan MHP’dir!

Sonra Türkiye…

Cemil Can

 

DİPNOT:

(1) http://www.ntv.com.tr/turkiye/kilicdaroglu-anayasa-degisikligi-teklifini-geri-cekin,V0OSvT3KIEGmOK3jzdD_9g