Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

EMPERYALİZMİN YEDEK GÜÇLERİ!..

 peşmerge

Fındıkta adalet” ararken geldik 25 Eylül’e…

Bölge ülkelerinin uyarılarına rağmen Barzani bağımsızlık referandumunu yapmakta kararlı.

Habur sınır kapısını kapatsak, petrol sevkıyatına izin vermesek geri adım atmaz mı acaba?

Sınırdaki tatbikatı umursamıyor, Türkiye’ye karşı savaş da ilan edebilecek mi?

Barzani’nin Peşmergesi, PKK , PYD, YPG ve DSG hepsi bir elin parmakları gibidir.

Silahlı ayrılıkçı Kürt terör örgütleri Ortadoğu halklarının başına bela olmuştur…

ABD’nin bölgedeki kara gücü olarak görev yapıyorlar.

Arkalarında Amerika var!

Asıl düşman Amerika’dır, emperyalizmdir…

***

ABD, şimdiye kadar bu terör örgütlerinin paravan yapılanması Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) 1480 TIR ağır silah ve zırhlı araç gönderdi. (1)

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un “yedek güçler” olarak isimlendirdiği; Afganistan, Suriye ve Irak’taki 56 bin kişilik askeri güç için, 2018 bütçesinden 55 milyar dolar ayrıldı. (2)

Kuzey Irak’taki 36 bin kişilik peşmerge gücüne maaş olarak 365 milyon dolar ödenmesi öngörülüyor.

Kara gücü değil mi?

***

ABD, “Bağımsız Kürdistan”ın kurulmasına itiraz etmiyor, sadece zamanlamayı yanlış buluyor. (3)

İsrail ise açıktan destek veriyor…(4)

Barzani’nin odasındaki haritada 25 ilimiz “Kürdistan” sınırları içerisinde gösteriliyor.

Barzani’nin televizyonu RUDAV, her akşam verdiği hava tahminlerinde, bu illerimizi uydurdukları Kürtçe isimlerle sahipleniyor…

Her şey son derece açıktır.

***

“Referandum”un toprak bütünlüğümüzü hedef aldığını bir tek gizleyen, Y-CHP’nin HDP kanadı kaldı:

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, referandumu “hak” olarak gördüğünü ve “savaş sebebi olamayacağını” açıkladı. (5)

Y-CHP yönetiminde etkin olan bu grup, tezini “Self Determinasyon”a (Ulusların Kaderlerini Tayin Hakkı) dayandırıyor. (6)

Oysa, Kürtler bu referdandum ile kendi kaderlerini değil, birlikte yaşadıkları diğer ulusların (Araplar, Türkmenler, Keldaniler ve Asuriler) kaderini tayin edecekler!..

Bir ulusa hakkını verirken diğer ulusların haklarını yok etmek, bir hakkın kullanılması olarak kabul edilemez!

Günümüzde emperyalizm, ulusların kaderini tayin hakkını milli devletleri parçalamanın aracı olarak kullanmaktadır…

Parçalanan devletler, bağımsızlıklarını yitiriyor ve her bakımdan emperyalist devletlerin hegemonyası altına girmek zorunda kalıyorlar…

Yakın geçmişte örneklerini yaşayarak gördük.

Dolayısıyla, ulusları böyle bir sonuca götüreceği açıkça belli olan “ulusların kaderini tayin hakkı”nın kullanılması desteklenemez!

***

Y-CHP’nin CHP kanadı iseülke çıkarlarını gözetmeye çalışıyor:

Referandumu gayrimeşru (7) ilan eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, “Siyasi, ekonomik ve askeri tedbirler içeren bir paket hazırlanmalı” diyerek, refaranduma engel olunmasını savunuyor… (8)

***

Silahlı İnsansız Hava Araçları’nın (SİHA) Hakkari’de PKK’lıları vurması üzerine de Y-CHP’nin HDP/PKK kanadı ortalığı ayağa kaldırmaya kalkıştı.

Kemal Kılıçdaroğlu, yine TR-705 kod numaralı Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nu sahneye sürdü:

Tanrıkulu:

SİHA’lar sivilleri vurdu” dedi. (9)

Ardından Dersimli mikrofonu aldı:

Öldürülenler için, “Terör örgütüne destek olabilirler, terörist olabilirler ama orada silah olması lazım. O da yok” diyerek, her zamanki gibi TR-705′e sahip çıktı…(10)

Emekli Komutan Mustafa Önsel, SİHA’ların vurduğu kişilerden birinin “Piro Ahmet” kod adlı Abdullah Sönmez, diğerinin de “Givara Cemal” kod adlı Yusuf Öztürk olduğunu ODA TV’de açıkladı. (11)

Yaralı olarak kurtulup hastaneye kaldırılanların da PKK işbirlikçisiolduğu anlaşılıp tutuklandığı ortaya çıktı…

***

CHP’nin PKK hizmetine verildiğini ve Y-CHP adıyla bu görevi yapmakta olduğunu gösteren bu son iki örnek gerçekten ibret vericidir.

Adalet Kurultayı”nda “Demokrasi İçin Birlik” çağrısıyla yapılan ve eski HDP Milletvekili Levent Tüzel‘in yöneticiliğini yaptığı “Örgütlü Toplum ve Adalet” konulu çalıştayın amacının, halkı aydınlatmak değil, kamuoyu önüne çıkma sorunu yaşayan PKK’lılara CHP’nin olanakları bu fırsatı yaratmak olduğu anlaşıldı…

CHP’nin kurumsal olarak düzenlediği bir etkinlikte, yöneticiliğin PKK’nın Meclisteki uzantısı olan HDP’nin eski bir milletvekiline bırakılması başka ne anlama gelebilir?

Nitekim raporun içeriği ile de PKK ile FETÖ’ye kol kanat gerilmiştir… (12)

Her gün yeniden ortaya çıkmaktadır ki, CHP’yi işgalden kurtarmadan Türkiye’nin kurtuluşu çok zor olacaktır…

 

İmkansız değil!..

 

Cemil Can

 

 

DİPNOTLAR:

 

(1) https://www.aydinlik.com.tr/abd-den-pkk/pyd-ye-90-tir-silah-daha-dunya-eylul-2017

 

(2) https://www.aydinlik.com.tr/36-bin-pesmergeye-365-milyon-dolar-dunya-eylul-2017-1

 

(3) https://www.amerikaninsesi.com/a/barzani-referandum-kararindan-vazgecmiyor/3903126.html

 

(4) https://tr.sputniknews.com/analiz/201709151030151225-israil-bagimsiz-kurt-devleti-kurma-fikrini-neden-destekledi/

 

(5) http://www.ntv.com.tr/video/turkiye/engin-altay-referandum-karari-savas-gerekcesi-degildir,9JeLvz8LUE-iYUK6nwkgnA

 

(6) http://akademikperspektif.com/2014/03/25/uluslararasi-hukukta-self-determinasyon-hakki/

 

(7) https://www.aydinlik.com.tr/barzani-nin-yayin-organi-ozturk-yilmaz-i-hedef-aldi-dunya-eylul-2017

 

(8) http://www.ntv.com.tr/turkiye/chpli-ozturk-yilmaz-barzaniye-24-saat-sureverilmeli%2cPOaUtd8yhE-p0qALy0z-Qg

 

(9) https://tr.sputniknews.com/turkiye/201709101030074166-sezgin-tanrikulu-siha-sivil-kesin-bilgi/

 

(10) http://www.kanalahaber.com/haber/siyaset/kilicdaroglu-terorist-olabilir-ama-elinde-silah-yok-372837/

 

(11) http://odatv.com/peki-hakkaride-aslinda-ne-oldu-1409171200.html

 

(12) https://sendika62.org/2017/09/demokrasi-icin-birlik-orgutlu-toplum-ve-adalet-raporunu-yayimladi/

 

BEŞİNCİ KOL KIRILIR!..

200788Image1

 

Yasemin Devrimi” Suriye’de takılınca; El-Nusra, ardından IŞİD devreye sokuldu.

Suriye ve Irak’ta etnik temizliğe başladılar.

ABD, bu katiller sürüsünün boşalttığı alanlara PKK/PYD‘yi yerleştirdi.

Emperyalizme ve faşizme karşı savaşmak amacıyla kurulan PKK, sonunda ABD’ye kara gücü oldu.

Marksist-Leninst olduğunu ilan eden pek çok “sol” örgüt de PKK’nın peşine takılıp, “Halkların Birleşik Devrimci Hareketi” adı altında sözde “güçbirliği” yaptılar. (1)

Hep birlikte küresel güçlerin piyonu olmayı kabul ettiler.

Emeği savunmak, emperyalizmle savaşmak ve özgür yaşamak için mücadele eden bu örgütlerin, sonunda emperyalist gizli servislerinin elinde silah olması ayrı ve acı bir öyküdür…

Lanet olsun onlara geçmişte verdiğim değerlere…

Tek ayakta kalan, emperyalizme tarihinde ilk defa ağır bir yenilgi yaşatan Mustafa Kemal’in düşünceleri ile askerleridir…

Nokta…

***

ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi, bölge ülkelerinin ve özellikle de Şangay İşybirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) sağlam duruşu ile ciddi sarsıntı geçirdi.

Türkiye’nin güneyinde “İkinci İsrail”in kurulması projesi darbe üzerine darbe yiyor.

Son olarak Rusya’nın Suriye’de PKK/PYD’yi bombalaması (2) o cephede şok etkisi yarattı.

Ahmet Davutoğlu ile başlayan “Eset politikası”nınyıllar sonra “Esat”a dönüşmesi Türkiye açısından bir dönüm noktasıdır.

Kuzey Atlantik Paktı’nda (NATO) yerimiz olmadığını nihayet anladık.

Küresel güçler, Çin’den satın alınmak istenen hava savunma sistemlerine engel oldular ama Rusya’dan alınan S-400 füzeleri önünde diz çökmek zorunda kaldılar…

Türkiye rotasına girdi…

***

Bugün S-400′lerin NATO’nun savunma sistemleri ile “uyumlu” olmadığı masalını dinleyen kalmadı.

Bir önceki versiyonu olan S-300‘leri Yunanistan satın almıştı, o zaman “uyum” sorunundan söz eden olmamıştı.

S-400′ler nedeniyle bir tek ABD “endişeli” olduğunu açıkladı.

Bir de Y-CHP endişeleniyor nedense!?

Kemal Kılıçdaroğlu (KK), S-400′lerin alınmasına karşı. (3)

KK’nın bilgisi içerisinde RUDAV’a konuşan ve PKK/HDP ile ittifakı savunan (4) Erdal Aksünger de S-400′lerin “uyumsuzluğu” konusunda itirazını açıkladı!

Demokrat Parti’den Senatör Ben Cardin ise, Politico dergisine verdiği mülakatta; Türkiye’nin NATO üyeliğinin tartışılmasını istedi. (5)

NATO adına yapılan açıklamada:

“Üyelerimiz alacakları ekipmanlara kendileri karar verir” denildi…

Saldırı silahı olmayan, sadece savunmaya dönük bu füzelere itiraz eden Batı, Türkiye’yi elinden kaçırmak üzeredir…

Müttefik” bir ülkenin kendini savunmasına neden itiraz ediyorlar, açıklayan yok tabii!..

***

“Suriye’de ne işimiz var” diyerek, Fırat Kalkanı harekatına karşı çıkanlar, bilerek/bilmeyerek düşman saflarında yerlerini aldılar.

Harekat IŞİD ile sınırlı olmalı” diyerek PKK/PYD’ye kol kanat gerenler de aynı durumdadır.

Toprak bütünlüğümüzü açıkça tehdit eden emperyalistlerin bu alçak planına karşı, bölge ülkelerinin birlikte karşı koyması en akıllıca iştir.

Türkiye’nin ŞİÖ ile birlikte hareket etmesi bölge ülkelerinin yararınadır.

Denebilir ki, 15 yıllık AKP iktidarının desteklenecek en önemli icraatı bu olacaktır…

İdlip konusundaki tutumumuz, Ortadoğu halklarının kaderini belirleyecek önemdedir.

Türkiye var gücü ile bu emperyalist saldırıya karşı koymalı, Türk halkı top yekun TSK’nun arkasında durmalıdır.

AKP’ye karşıtlık olsun diye milli duruşa iştirak etmeyenlerin, 5. kol faaliyeti (6) yürütenler olarak anılacaklarına kimsenin kuşkusu olmasın…

Gün gelir 5. kol kırılır, yen içerisinde de kalmaz!..

Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) http://www.rudaw.net/turkish/middleeast/turkey/120320163

(2) https://www.ulusal.com.tr/dunya/son-dakika-rus-ucaklari-ypgpkk-yi-vurdu-cok-sayida-terorist-oldu-h175800.html

(3) http://www.ensonhaber.com/kemal-kilicdaroglu-s-400lerin-alimina-karsi.html

(4) http://www.rudaw.net/turkish/middleeast/turkey/110920172?keyword=Erdal%20Aks%C3%BCnger

Rûdaw’a konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim Koordinasyon Merkezi Başkanı Erdal Aksünger, şunları söyledi:

Gerçek bir demokrasi, insan hakları, özgürlük ve basın özgürlüğü için demorasiyi isteyen her platform ve taraf bence bir araya gelmeli. Hiçbir şekilde aksini düşünmüyorum. Demokrasi ve barışın canlanması için gerek HDP, gerek ise diğer taraflar, kim olursa olsun aynı platformda bir araya gelmemiz lazım.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Osman Baydemir ise, konuya dair şunları kaydetti:

Olması gereken ilk iş, Türkiye’deki bütün demokrasi güçlerinin ortak ilkelerde, ortak paydalarda, öncelikle seçime dair fırsat eşitliğinin ve seçim güvenliğinin, fikir hürriyetinin, OHAL dışında, olağan bir rejimin içerisine Türkiye’yi bir kez daha geri göndermenin çabasında ortaklaşmaları gerekiyor.

(5) http://www.politico.com/story/2017/09/14/turkey-russia-purchase-may-trigger-sanctions-242725

(6) Beşincikol, fiilî müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevî etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek ya da fiilî savaş esnasında savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü manevî yıkıcılıktır.

İspanya iç savaşı sırasında ünlü Frankist General Emilio Mola Madrit’i aldığı ablukanın ne kadar süreceğini soran gazetecilere: ”Dört koldan kuşattık, beşinci kolumuz da şehirde, çok süreceğini sanmıyorum” demiştir.

Terimin literatüre bu olay nedeniyle girdiği söylenir.

CHP ÖZELLEŞTİRİLİNCE

adalet_kurultayi

Bir ülkede muhalefet teslim alınarak yok edilmişse, iktidarı eleştirmek beyhudedir!

Önce muhalefeti kurtarmak ya da yeniden örgütlemek gerekir.

Örgütsüz mücadelenin başarı şansı yoktur!

Nokta.

***

Kimseye danışmadan, parti organlarında tartışmadan Ekmeleddin İhsanoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edip, “tıpış tıpış” oy vermemizi izleyen Y-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aynı şekilde tek başına “Adalet Yürüyüşü” ile “Adalet Kurultayı”na da karar verdi…

Tek başıma Ankara’dan İstanbul’a yürüyeceğim dedi, onbinler arkasına takıldı.

Bu eylemlerle halka hangi mesajın verilmek istendiğini merakla izleyenler hayal kırıklığına uğradılar.

Adalet Yürüyüşü”ne PKK’nın verdiği desteği HDP’nin sorunu kabul eden partililer, HDP’nin Diyarbakır’da yaptığı “Adalet ve Vicdan Nöbeti”ne Y-CHP’nin verdiği desteği İstanbul İl Başkanlığı’nın “işgüzarlığı” gibi düşünüp sineye çektiler…

Adalet Kurultayı”nda öne çıkartılan isimler, bu etkinliklerin arkasında bir bit yeniği olduğu kuşkusunu artırdı.

Nihayet yetkili ağızlardan açıkça dillendirilmeyen HDP ile ittifak arayışına Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan’ın hazırladığı raporda(1) yer verilerek CHP’yi işgal altında tutanların gerçek niyeti ortaya serildi…

Dağ fare doğurdu…

Y-CHP yönetimi hendeklere gömülen PKK’yı yeniden görüşme masasına çağırıyordu.

Y-CHP’nin açık çek verdiği “açılıma” devam edilsin isteniyor.

CHP’nin kırmızı çizgilerinden vazgeçmesi öneriliyor.

PKK terörü “Kürt fobisi” olarak isimlendiriliyor.

PKK/HDP ile “güçlü bir ittifak” kurulması çözüm olarak dayatılıyor…

Plana göre 2019′da yapılacak yerel seçimlerde, Doğu ve Güneydoğu’da PKK aday göstermeyecek, CHP’nin göstereceği adaylar desteklenerek yerel yönetimler PKK’ya teslim edilecek…

Son derece kurnazca düşünülmüş!

Böylece CHP tabanına izlediği politikalarla oylarını artırdığı mesajını verirken, PKK’ya da kuvvetli bir koruma kalkanı sağlanmış olacak…

PKK’ya yardım ve yataklık yaptıkları, terör örgütünü övdükleri için tutuklanan HDP’li belediye başkanları bu şekilde tutuklanmaktan da kurtulacaklar.

İlk defa SHP ile HEP’in 1991 milletvekili seçimlerinde uyguladığı bu yöntem sonunda, Abdullah Öcalan’ın gösterdiği adaylar Halk Partililerin oyları ile Meclis’e geldiler.

SHP’nin yüzde 28‘lerde olan oy oranı ise yüzde 20′lere gerilemişti.

Aynı yöntem bir kez daha denenecek!

Bu defa CHP’nin oyları artacak!?

Aynı su ile iki kez yıkanılabilir mi veya aynı malzemeler ile aynı deneyi yapıp farklı sonuçlar alınabilir mi pek yakında göreceğiz.

Biz bu sonucu beklerken de iş işten geçmiş olacak…

Geçmiş olsun CHP, geçmiş olsun Türkiye!..

***

ABD güdümündeki düşünce kuruluşlarının teşviki ile getirildiğimiz nokta gayet açıktır:

Y-CHP, HDP/PKK ile hendeklerde başlattığı ittifakı, yerel seçimlerde ortak aday göstererek sürdürecek!

Doğal olarak adayları da İmralı ile Kandil belirleyecek.

Peki, bu hain plan karşısında CHP’liler ne yapacak?

Dersimli Kemal’in partideki konumu güçlendirildiğine göre, CHP seçmeni gösterilen adaylara “tıpış tıpış” oylarını verecek CHP’yi birinci parti yapabilecek mi acaba?

Bekleyip göreceğiz!

Önümüzde bayağı zaman var ama halkın beklemeye takatı kalmadı…

***

Y-CHP ile PKK’nın ittifakını anladık.

Anlayamadığımız bu ittifaktan ne beklendiği ve tartışmaya açılmayan konulardır.

İttifakın sonunda:

a.) PKK silah bırakacak ve ABD’nin kara gücü olmaktan çıkacak mı?

b.)Yoksa Y-CHP de silahlanıp dağa mı çıkacak?

c.)Ya da şimdi olduğu gibi, Y-CHP ovada, PKK dağda “siyaset” yapmaya devam mı edecek?

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı Dersimli Kemal’i lider kabul edip peşinden gidenlerin, çoktan seçmeli bu soruya cevap verebilmeleri gerekir…

***

Bir sorum daha olacak; klasik ve biraz uzunca:

Bu soruya Eşkıya Seyit Rıza’yı önder olarak kabul eden Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanıt vermesini istiyorum.

Geçenlerde yardımcın Öztürk Yılmaz’ın “Sonucunu tanımayız, Suriye benzeri iç savaşı tatikleyebilir” dediği referandum için “Güney’in de referanduma gitme hakkıdır” dedin. Bunun anlamı referandum sonunda “evet” çıkarsa güney sınırımızda “Bağımsız Kürdistan” devleti kurulabilir demektir. “İkinci İsrail” olacağına en ufak bir kuşku bulunmayan bu yeni devletin kuruculuğuna soyunanlar; Türkiye, İran ve Suriye’den de toprak talepleri olduğunu gizlemiyorlar. Bu durumda HDP/PKK ile ittifak yaparak bölücülüğe hizmet etmiyor musunuz?

Ey! Dersimli’nin Destekçileri!

Siz bu soruya yanıt aramayın…

Sizin göreviniz: Kılıçdaroğlu’nun verdiği yanıtı tekrar etmektir!..

***

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün 1935 yılında söylediği:

Nereden bileyim CHP’nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını” sözleri (2) sayenizde doğrulandı.

CHP’yi özelleştirdikten sonra tek yaptığınız doğru iş bu oldu…

Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) https://www.aydinlik.com.tr/adalet-kurultayi-ndan-hdp-ile-ittifak-cikti-politika-eylul-2017-3

(2) CHP Genel Sekreteri Recep Peker’in CHP ile ilgili bir vesikayı Atatürk’e imzalatmaya getirdiğinde Atatürk vesika üzerine: “Partim…” özünü yazınca, rahmetli Recep Peker:

- Paşam niçin Cumhuriyet Halk Partisi yazmıyorsunuz? diye sormuştu.

Atatürk: -”Nereden bileyim CHP’nin sonsuza kadar benim partim olarak kalacağını?” dedi. (Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, s.57)

 

AKP’YE DESTEK BU KADAR OLUR

Levent_Gültekin

CHP’nin düzenlediği “Adalet kurultayı”nda Atatürk’ün posteri yok.

CHP’li olmayan Y-CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun var.

DHKP-C üyesi olmak iddiası ile tutuklu bulunan Nuriye ile Semih’in fotoğrafları unutulmasın diye “Hafıza Sokağı”na asıldı.

Türk bayrağı Y-CHP’de bulundurulmuyor.

6 Ok’lu CHP bayrağını ise sallamaya utanıyorlar…

Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı yasak.

Hak-hukuk-adalet sloganını mecburi yaptılar…

***

Yurtseverlerin yargılandığı Ergenekon ve Balyoz davalarının baş destekçisi Levent Gültekin’e başköşede yer verildi:

Yaşamda adalet” başlıklı gündemin konuşmacısıydı.

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un İmralı’ya gönderilmesini o önermişti.

FETÖ üyesi hakimlerin müebbet hapis cezası verdiği yurtseverlere; “Allah size uzun ömürler versin” diyerek, ömür boyu hapis cezalarının eksiksiz çekilmesi için dua etmişti.

Kurultayın akılda kalan konularından biri de:Altan Kardeşler için adalet istenmesiydi…

FETÖ terör örgütünün eylemlerini meşrulaştırmak için gecelerini gündüzlerine katan, kumpasları gerçek göstermek için kanal kanal dolalaşan, uydurulmuş delillerle halkı aldatan, CIA’nın Türkiye’deki taşeronlarına, ne gibi bir adaletsizlik yapıldığını anlatan henüz çıkmadı!

PKK’nın Meclis’teki uzantısı HDP’nin; terör örgütüne yardım ve yataklık eden, destek verici konuşmalarla cesaretlendiren milletvekilleri ile terör örgütüne kamu mallarını peşkes çeken, yemek gönderen, belediye araçlarını veren belediye başkanlarının tutuklanması da şiddetle protesto edildi.

Halbuki, dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” diyen de Y-CHP’ydi.

PKK üyelerine nasıl bir adaletsizlik yapıldığını hiçbir zaman anlatamadı…

***

Adalet kurultayı”nın ikinci günü, gündemde “İnançta adalet” vardı.

Alevi Bektaşı Federasyonu Başkanı Muhittin Yıldız’a mikrofon teslim edildi.

Yıldız, ilk iş olarak tutuklu PKK’lı milletvekillerine destek için tutulan “Adalet ve Vicdan Nöbeti”ni selamladı.

6 kilometrelik Conk Bayırı yürüyüşü ile FETÖ ve PKK’ya verilen destek gizlenmeye çalışıldı.

Bir ölçüde başarıldı…

***

Y-CHP Sözcüsü Bülent Tezcan’ın Kuzey Irak yorumu “bağımsızlık referandumu”na destek gibiydi.

Tezcan:

Kuzey Irak’ta bir bağımsızlık, ayrı bir devlet kurma referandumu Kuzey Irak’ın toprak bütünlüğünün ihlalidir” dedi. (1)

Dikkat!

Hazret, Irak’ın toprak bütünlüğü değil, Kuzey Irak’ın toprak bütünlüğünden söz etti.

Sonunda toprak bütünlüğümüzü tehdit eden bu girişimin Y-CHP tarafından desteklendiği bizzat Dersimli’nin ağzından itiraf edildi.

Kılıçdaroğlu da:

Güney’in referanduma gitme hakkı olduğunu” söyledi. (2)

Y-CHP ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik aynı fikirdeydi… (3)

***

Döndü dolaştı, kürsü ÖDP Genel Başkanı Alper Taş ile HDP Milletvekili Levent Tüzel’e teslim edildi.

Alper Taş, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklanma sebebini, Erdoğan’a “Seni başkan yaptırmayacağız” demesine bağladı.

Bu beyler, CHP-HDP “ittifakına” vurgu yapara,k Selahattin Demirtaş’a saygılarını sundular.

Dersimli Kemal, söylemek isteyip de CHP tabanından tepki alacağı için söyleyemediklerini ÖDP ile HDP temsilcilerine söyletip görevini yerine getirdi.

***

Eğitimde adalet” gündemli çalıştayda Nur Tarikatı‘nın temsilcisi konuşturuldu.

Tarikat’a bağlı Yeni Asya’nın Genel Yayın Müdürü Kazım Güleçyüz, Risale-i Nur kitabından bölümler okudu.

CHP tabanının buna çok ihtiyacı vardı!

KHK ile ihraç edilen FETÖ üyeleri ile tutuklu HDP milletvekillerine “özgürlük” istendi…

Özgürlük tutsaklar için istenir!

***

FETÖ’nün kitle tabanı yok!

FETÖ’ye duyulan nefret, 15 Temmuz’dan sonra tavan yaptı.

Bu yüzden FETÖ’nün destek verdiği/vereceği partilerin başarı şansı olamaz.

Bunun en anlaşılır ispatı, 7 Haziran ve 1 Kasım seçim sonuçlarıdır.

Ne demişti Einstein:

Aynı deneyi yapıp farklı sonuçlar beklemek ahmakların işidir…

***

FETÖ’nün şövalyeleri kaçacak delik arıyorlar, çoğu ABD ve AB ülkelerinde sığıntı.

Kamuoyunun FETÖ’cü olarak tanıdığı isimlerin “destek” vereceği partilerin ölü doğacağını sokakta çocuklar bile kestirebiliyor.

Bu yalın gerçeği bir tek FETÖ’cüler mi bilmiyor!

Hadi canım sen de…

FETÖ’nün kaçakları, gerçekte destek verdikleri bir harekete açıktan destek verecek kadar budala mı?

Meral Akşener hareketini başarısız kılmak için açık destek veriliyor olamaz mı?

Bu olasılığın üzerinde neden hiç durulmuyor?

Meral Akşener’in geçmişte Fetullah Gülen’i övmesi, onun Cemaat üyesi olduğunu kanıtı kabul edilemez!

Zira bu haini o tarihlerde övmeyen mi vardı?

***

Bu nedenlerle, FETÖ’nün Meral Akşener önderliğinde kurulacak partiye verdiği “desteği” aslında “köstek” olarak kabul etmek daha doğru olur.

Ümit Özdağ’ın FETÖ açıklamasına (4) rağmen, Sosyal Medya durulmuyorsa bu işin içinde bir iş daha aramak gerekir…

Bekleyip görmek en iyisidir.

***

AKP’yi ancak; sağdan bir parti parçalayıp, iktidardan düşürebilir…

Bir eli FETÖ, diğeri PKK üzerinde olan Y-CHP’nin, AKP tabanından bir tek oy kopartması mümkün değildir.

Hele de “Adalet yürüyüşü” ile “Adalet kurultayı”ndan sonra, bu olasılık tümden yok edildi.

En yakınınızda bulunan AKP’lilere sorun bakalım.

Bu iki etkinlikten sonra Y-CHP’ye oy vermeyi düşünüyorlar mı?

Yoksa yerlerine çakılı mı kaldılar!

Muhalefet iktidarın hizmetinde değil mi?

Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) https://www.chp.org.tr/Haberler/56/genel-baskan-yardimcisi-ve-parti-sozcusu-bulent-tezcanin-adalet-kurultayinin-ikinci-gununde-yaptigi-aciklama-27-agustos-2017-61901.aspx

(2) https://www.aydinlik.com.tr/bolucu-referanduma-yesil-isik-politika-eylul-2017

(3) https://www.aydinlik.com.tr/politika/2017-haziran/devlet-kurmak-herkesin-hakki

(4) http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/815746/Umit_Ozdag_yeni_partinin_ilk_icraatini_acikladi__iktidar_olursak….html