Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

“20 TEMMUZ DARBESİ!”

 20_temmuz_darbesi

Y-CHP’nin “kontrollü darbe” saçmalığı bir buçuk yıldan fazla sürdü.

Öngörülen, önlenmeyen ve sonuçlarından yararlanılan darbe” düzeltmesi altı ayı geçti.

20 Temmuz sivil darbesi” ise devam ediyor…

Bu ağır teşhis hatası; Y-CHP’nin Türkiye gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunu, ya da siyasi çizgisinin, bağlı kalmakla övündüğü Batı tarafından belirlendiğini göstermektedir.

AKP’nin rejimi değiştirmek istediği sır değildi.

Demokrasiyi amaçlarına ulaşmak için binilmiş tramvay olarak gördüklerini hiç gizlemediler.

İslami” bir rejim getirmek istediklerini de her fırsatta dile getirdiler.

Kim ne derse desin, attıkları adımlar ve icraatları amaçlarına göreydi.

İhvan-ı Müslim ile kardeşlikleri bunun en somut kanıtıdır…

***

Sessiz devrim” olarak isimlendirip gerçekleştirdikleri bir karşıdevrimdir.

AKP, iktidara geldiği 2003 yılından bu yana, kendi programını adım adım uyguladı ve son derece başarılıdır.

Karşıdevrimin başarısındaki en büyük etken ise muhalefetin etkisizliği ve işbirlikçiliğiydi.

Denebilir ki, rejimin değiştirilmesinde karşıdevrimcilerin en büyük yardımcısı Y-MHP ile Y-CHP olmuştur.

Bu anlamda suç ortağıdırlar!..

***

Y-CHP karşıdevrimin gerçekleştirilmesindeki rolünü ve sorumluluğunu gizlemek için, karşıdevrimin başlangıç tarihini 20 Temmuz’a çekmiştir!

Şark kurnazlığı ile yapılan bu bilgi kirliliğine, hala inanan milyonlar var.

Aynı sözleri papağan gibi tekrar etmelerinden biliyorum.

Y-CHP, demokratik parlamenter sistemi hiçbir zaman savunmamıştır.

AKP “Sessiz Devrim”inin yolundaki taşları temizlemekle görevini (1) yerine getirmiştir.

***

Y-CHP’nin 12 Ocak Cuma günü 81 ilde yaptığı “OHAL’e dur” eylemlerine, yöneticilerinin dahi katılmaması, topluma önderlik yapma vasfını yitirdiğini gösterir.

Adalet yürüyüşü” dahil, Kılıçdaroğlu yönetimindeki Y-CHP’nin hiçbir eylemine halk destek vermemiş ve yürekten iştirak etmemiştir.

Siyasi hedefi birkaç belediyeyi ele geçirip, yandaşları için arpalık olarak kullanmakla sınırlı olan Kılıçdaroğlu, zaten toplumsal muhalefete öderlik yapacak niteliklere sahip değildir.

2017 Halk Oylamasından sonra yapılması gereken en haklı eylemi, “karşı tarafın dışarıda silahlı ve sopalı adamları vardı” diyerek yapmaktan kaçınan korkak birinin, karşıdevrimi durduracak ağırlıktaki eylemlerin sorumluluğunu taşıması zaten beklenemez…

***

MHP’nin AKP ile ittifakından sonra, halkın önünde yürüyecek tek parti Vatan Partisi kaldı; nedendir bilinmez bunlara da halk itibar etmemektedir.

Geriye kalıyor Batı’ya bağlı İyi Parti ki, o da iktidarın hedef tahtasına oturtulmuş olup, yetersiz bırakılacağı görülmektedir.

Yeni dönem, CHP’nin işgalden kurtarılması ile başlayabilir.

Bunun için de CHP tabanının yatırıldığı derin uykudan uyandırılması gerekmektedir.

Kendi örgütlerine dahi sözü geçmeyen Y-CHP’nin, milyonları sokağa indireceği şeklindeki iddiaları inandırıcılıktan uzaktır.

Son uyarı” eylemi bu durumun en açık kanıtıdır.

ABD karşıtlığının yüzde 85′i aştığı bir ülkede, her fırsatta ABD’ye bağlılığını tekrar eden, PKK ve FETÖ’den elini çekmeyen bir partinin, toplumsal muhalefete önderlik etmesi imkansız gibidir…

Cemil Can

DİPNOT:

(1) https://lookaside.fbsbx.com/file/Dersimli%20Kemal%20Tutuksuz%20Yarg%C4%B1lanacak%20%281%29.pdf?token=AWw7H2eoknYFAxXXHU4B6_57J2BMBssxkyIIXFMe_oTFQOiV8i5IklgSbU__DyFS3yvEyeTIzh0VgEMj7rRcoxgGwx36DOJV92Fg5XPTtEaWSpJpMXd3oAOZBVNWPzVBi7nKX9MeCCS8zmILh-Mn_xCHg0RKHqE8L0sAXNnXl51BIw