Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

ABD’NİN GÖNÜLLÜ ASKERLERİ!..

??????????????????????????????????????????????????????

1947’den 1991’e kadar süren Soğuk Savaş’ın ilk yıllarıydı.

Türkiye’de, 1946’da kurulan Demokrat Parti’nin “özgürlük rüzgârları” estiriliyordu.

50’de iktidara gelen Menderes, Kore Savaşı’na asker göndermek için can atıyordu adeta.

Bu şekilde Türkiye’nin NATO’ya girebileceğine inandırılmıştı.

18 Şubat 1952’de girdi de…

Kimilerine göre başarılıydı!..

***

Kore Savaşı’nın Türkiye’ye maliyeti sadece 741 şehitle sınırlı kalmadı.

Bu kararla, Türkiye Cumhuriyeti devrimci rotasından çıkartıldı.

Bugüne kadar gelen yol haritası o tarihlerde çizildi…

***

Savaşın fiilen bittiği, 1953’ten bu güne kadar, NATO şemsiyesi altında ABD’ye askerlik yaptık!

ABD Savunma Bakanı John Dulles bu durumu:

Kore savaşı sırasında, “müttefik güçler, en ucuz askeri Türkiye’den temin ediyor, bir Türk askerinin maliyeti 23 cent’e denk geliyordu” şeklinde ifade etmişti…

Bu sözleri duyan Amerikan muhipleri pişkindiler, yüzleri kızarmadı bile!

O yıllarda, ABD’nin gözünde Türk askerlerinin değeri “cent” ile ölçülüyordu.

Ünlü Türk Şairi Nazım Hikmet, bu iğrenç ama gerçek olan sözler üzerine, “23 centlik asker” şiirini yazmıştı…

Okuyalım:

23 Sentlik asker
Mister Dalles,
sizden saklamak olmaz,
hayat pahalı biraz bizim memlekette.
Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
koyun eti,
Ankara’da 23 sente,

yahut iki kilo kuru soğan,
yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
elli santim kefen bezi yahut,
yahut da bir aylığına
yirmi yaşlarında bir tane insan.

erkek,
ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
üniforması, otomatiği üzerinde,
yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
belki tavşan gibi korkak,
belki toprak gibi akıllı
belki gençlik gibi cesur,
belki su gibi kurnaz
(her kaba uymak meselesi) ,
belki ömründe ilk defa denizi görecek,
belki ava meraklı, belki sevdalıdır.

1981-1989 yılları arasında; ABD Başkanlığını yapan Ronald Reagan, günlüklerinde Türk askeri hakkında şu değerlendirmeyi yapmıştı:

8 Ağustos 1985 Dış Yardım Yasası’nın imza töreni yapıldı… Bir Türk askeri yılda 6 bin dolara mal oluyor. Eğer onu bir Amerikan askeriyle değiştirmeye mecbur kalırsak maliyet 90 bin dolara çıkıyor.

Bizim finans uzmanları; enflasyon vb. gibi paranın değerini değiştiren faktörleri de katarak:

Afganistan’da görevli Türk askerlerin ABD’ye maliyetinin 1953 yılının 200 dolarına yaklaştığını hesap ettiler…

ABD’nin gözünde Türk gençlerinin değeri, 23 cent’ten 200 dolara çıktı!..

Nereden nereye!..

***

Doğruya doğru, Amerikalılar bize karşı hep açık sözlü oldular…

Amerikalı ünlü Yahudi finans spekülatörü George Soros, açılışını da kendisinin yaptığı Sabancı Üniversitesi’nde; 3 Mart 2002’de yaptığı konuşmada izleyicilerden birinin sorusu üzerine; Türkiye ile Arjantin’i karşılaştırırken, Türklere nasıl baktıklarını şu sözleri ile dile getirdi:

Türkiye’nin Arjantin’den tek farkı stratejik pozisyonudur. Bu stratejik pozisyonuna bağlı olarak, Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü ordusudur” dedi…

Bu notu da düştükten sonra, gelelim Kürtlerin bugünkü durumuna:

Afrin’e yapılan Zeytindalı Operasyonu’ndan sonra, bölgede yakalanan PKK/PYD’lilerin cüzdanlarında 100-150 dolar arasında paralar bulundu…

İfadelerinden anlaşılıyor ki, ABD’nin Kürt gençlere verdiği aylık ücret ancak bu kadarmış!

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik de Suriye sınıra yakın yerleşim birimlerindeki tanıdıklarına sormuş.

Rakam doğruymuş.

100-150 dolar…

***

ABD, kara gücümüzdür dediği PKK/PYD’lilere, aylık sadece100-150 dolar ödüyormuş.

Pazarda limon satsalar, inşaatlarda çalışsalar daha fazlasını alırlar.

Emeği sömürmek emperyalistlerin huyudur.

Doğrusu Kürt gençlerinin hayatlarını çok ucuza satın aldılar!

Fiyatları 200 dolar bile değil!

Emeğin sömürülmemesi için, adil bir düzen kurmak amacıyla yola çıkan solcu Kürt gençleri, sonunda emeğe zerre saygısı olmayan emperyalizme asker oldular…

***

PKK’nın kuyruğuna takılan “Türk Solu” nun durumu ise daha da içler acısıdır…

Korkak olduklarından doğrudan cephede yer alamıyorlar, o başka.

Gerçek solculardan söz etmiyorum tabii ki…

Onlar cesaret sınavını; idam sehpalarının önünde, Mamak ve Silivri zindanlarında üstün derece ile verdiler.

Samsun’dan Ankara’ya “Tam Bağımsızlık Yürüyüşü” yapanları, 6. Filo’yu denize döken kahramanları ve onların izinden yürürken yaşamını kaybedenlerin manevi huzurunda, bu fırsattan yararlanarak bir kez daha saygıyla eğiliyorum…

Yaşayanların ise Şehit Üsteğmen Oğuz Kağan Usta ile Şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı aynı rütbede birleştiren Vatan Savaşı’nda Harbiye Marşı ile yürüdüğünü biliyorum…

***

İşbirlikçi hainler ve sahte solcuları da izliyorum:

Cephe gerisinde; “analar ağlamasın”, “bu saray savaşıdır”, “şehit cenazeleri gelmesin”, “Suriye’de ne işimiz var”, “bu savaş oy avcılığı içindir” vb. gibi yalanlarla “Beşinci Kol” faaliyeti yürüttüklerini 80 milyon görüyor…

Ne yazık ki, emperyalizme karşı olmak birinci ödevleri olanlar, bugün emperyalizmin ordularına gönüllü asker yazıldılar.

O kadar şaşırdılar ki, Yankee’den100 dolar maaşlarını bile alamadılar!

Tarih baba diyor ki:

Kendi askerine düşmanlık yapanlar; son tahlilde düşmana askerlik yaparlar…

***

Gönüllü askerlerin maliyeti sahiplerine sıfırdır tabii…

ABD’li subayların sağında da solunda da yer alsalar hiçbir zaman gerçek değerleri olmayacaktır.

Sıfırın sağında veya solunda yer almakla değerli olunmaz.

Sıfır her zaman sıfırdır…

Cemil Can