Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

“AF” MI OLDUK “OFFF!” MU?

camide_iftarr

Camide iftar açılmasına itiraz edeceksin!

Dinin ve dince kutsal sayılan değerlerin kirli siyasete bulaştırılmasına karşı koyacaksın!

Kamu malına el uzatılmasına onay vermeyeceksin!

Zulme karşı, mazlumun yanında duracak onunla birlikte direneceksin!

Hazinenin talan edilmesine sessiz kalamazsın!

Vurgundan pay alamazsın!

Halktan toplanan vergilerin, yine halka hizmet olarak dönmesine gözcülük yapacaksın, sen bu ülkede misafir değilsin!

Halka ait varlıkların “Sosyal yardımlar” adı altında yandaşlara rüşvet olarak dağıtılmasını içine sindiremezsin!

Halkı yönetmeye talip olanları özel hayatlarına kadar izleyeceksin; en küçük hatalarını bile görmezden gelemezsin!

Yap-işlet-devret” modeli denen, kitabına uydurulmuş yöntemlerle yandaşların devlet kesesinden zengin edilmesini; haybeden kurdukları işlerin olası zararlarını “Devlet garantisi” ile kapatılıp, gelecek nesillerinin bile lüks yaşam sürdürmelerini şans-kader anlayışı ile izah edemezsin!..

***

Bütün bu rezillikler yaşanırken, üç maymunu oynadın!

Yetmezmiş gibi beş para etmez “Devletin malı deniz, yemeyen domuz” sözüne değer verip, Milletin arazisi üzerine bir gecekondu inşa ettin!

Ve henüz bir bedel de ödemedin!..

Olmaz kiiii!..

***

Yukarıdaki suçların tümünün ortağısın!

Hırsızları ihbar etmedin ne etmedin, bir de onlara gözcülük yaptın!

Küçük bir “sus payı” karşılığında, o ahlaksız heriflerin “namuslu” olduklarına tanıklık yaptın!

Halkın Allah ile aldatılmasında kanıt olarak kullanıldın!

Sen de bütün bunların bedelini bu dünyada ödemelisin!..

***

Sen Eyyyy!..

Beytül malı bile kendine mal edinmiş yurttaş!

Bu değirmenin suyu nereden geliyor diye hiç düşünmedin mi?

Hatırı sayılır ekonomistlere göre; çarkı döndürebilmek için; İngiltere merkezli fonlardan, çok acil olarak 100 milyar dolar bulmak gerekiyormuş!

Tulumbanın suyu bitmiş, duydun mu?

Son 16 yılda ödediğimiz faiz 151 milyar doları geçmiş!

Meğer habire “faiz lobisi”ne çalışıyormuşuz!

79 senede gelmiş geçmiş bütün hükümetler 713 milyar dolar harcamışken, AKP’nin 16 yılda 2 trilyon 94 milyar doları nereye harcadığını sormaz mı insan?..

***

Övünmek gibi olmasın da; dünyanın en yüksek faizini vererek borçlanıyoruz!

Dış borcumuz 500 milyara dayanmış!

Olsun borç yiğidin kamçısıdır!

Bu yıl içinde ödememiz gereken borç miktarı 200 milyar dolarmış!

Satacak-savacak bir tek şeyimiz de kalmamış!

Tarım ve hayvancılık ülkesinde; eti, samanı, tohumu, buğdayı bile ithal eder duruma geldik!..

Bunlar sana bir şey ifade etmiyor mu?

***

Hükümet, mevcut gelirleri ile ülkeyi yönetemiyor artık!

İlave gelirlere ihtiyaç var!

Hem de çok acil…

Üretim olmayınca, mecburen pamuk eller cebe girecek demektir!

Milletin adamı”, seçimlerden önce harekete geçecek kadar “enayi” mi?

Ne diyorsun hemşerim!

Vergi gelirleri ile SGK primlerinin gecikme cezalarını af etme lüksümüz olabilir mi?

Belediye ve Hazine arazilerini yağmalayanlara “Yapı Kayıt Belgesi” vererek, yasalara saygılı olan vatandaşları “aptal” durumuna düşürmek adalete sığar mı?..

***

Kamuoyunun “İmar Affı” olarak yuttuğu yasayı aynen aşağıya aldım. (1)

Bir göz at istersen.

Altını çizdiğim yerleri ise birkaç kez okumanızı öneririm!

Yasa metni, içerisine düşürüldüğümüz acıklı durumun resmi itirafı gibi oldu, değil mi?

Af” mıdır yoksa bir cezalandırma mı, ne dersin?

Okuyunca hiç değilse bunu anlayacağınızı umarım.

7143 Sayılı Yasanın 16. maddesi; (2) kendi arazisi ile belediye ve Hazine arazileri üzerine ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı inşa edenleri muhatap alıyor.

İmar mevzuatına göre; kaçak yapılara “oturma izni” verilmez, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki araziler üzerine yapılanlar yıkılır…

Bunu hepimiz biliriz…

Yeni düzenleme ile bu durumdaki yapılar yıkılmayacak artık!

Af” diye yutturulmak istenen lokma bu kadardır işte!

31.10.2018 tarihine kadar başvurulması ve 31.12.2018 tarihine kadar da “kayıt bedeli”nin ödenmesi halinde; kaçak binalara geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanması olanaklı hale gelecek.

Kayıt bedeli” can acıtacak kadar değil tabii!?

Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen “emlak vergi değeri” ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen “yaklaşık maliyet bedelinin” toplamı üzerinden yüzde üç kadardır yani.

Yüzde hesaplarını biliyorsun tabii…

Yapı ruhsatı alıp da kullanma izni almayanların “kat mülkiyeti” tesis edebilmesi için ödemesi gereken miktar ise yüzde altıdır.

Buna karşılık; Kayıt Belgesi almış yapıların daha önce alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal (af) edilecekmiş!

O kadar…

Yapı Kayıt Belgesinin geçerlilik süresi; yapının “yeniden yapılmasına” veya “kentsel dönüşüm” uygulamasına kadarmış!

Ne “af”tı ama değil mi?..

***

Hazine ve belediye arazileri üzerine kaçak bina yapanlar; ayrıca işgal ettikleri arazinin değerini rayiç bedel üzerinden ödeyecekler elbette!

Rayiç bedel” (3) mi nedir?

Bilmiyorum Vallahi!

Tarifini aşağıya yazdım; ne anlarsanız artık!..

***

Yasanın söylediği aşağı yukarı bu kadardır.

Bir de uygulamadan gelenler vardır:

16. maddenin 9. fıkrasında; Yeni Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların, yenilenmesi durumunda imar mevzuatı hükümleri uygulanacağı yazıyor.

Zira kaçak bir binada adamı sonsuza kadar oturtmazlar!

İmar mevzuatı hükümlerini uygulamanın ne anlama geldiğini uygulamadan görmek lazım:

Örneğin; binayı o hale getirmek için, kaç işçi çalıştırmak gerekiyorsa o kadrının SGK primlerini ödemek gerekir.

Bina, ileride kat mülkiyetine konu edileceği için projelerini çizdirmek de şarttır doğal olarak.

İmar mevzuatına uygunluk için, yaşam alanlarının olmazsa olmazları da var:

Örneğin kat yükseklikleri 2.40 cm’den düşük olanlar; tadilat projesi yapıp yüksekliği yönetmeliğe uygun hale getirmek zorunda kalacaklar.

Yıkılması gereken yerler varsa, yıkılacaklar elbette!..

Bu masrafları da maliyete eklemekg erekir…

***

İmar mevzuatına aykırı olarak yapılmış bir binayı, mevzuata uygun hale getirmek yerine, binayı yeniden inşa etmek daha ekonomiktir.

Bu sözün sahibi ben değilim, böyle bir işe girişen bir dostum söyledi, ona inanırım…

***

Ezcümle anlaşılıyor ki, Reis kaçak inşaat sektöründen hatırı sayılır bir gelir elde ederek, vaki haksızlığı gidermeyi planlamış!

Ne yalan söyleyeyim, kendisini bu konuda desteklerim!

Toplayacağı parayı ne yapacağını ben nereden bilebilirim ki…

Bu yıl köprülerin ve oto yolların üzerinden geçecek araç sayısı tutturulamamış galiba.

Bu işleri alan müteahhitler vaktiyle “devlet garantisi” mi ne verilmişti:

Her yıl şu kadar araç geçmezse aradaki farkı devlet ödesin kabilinden yani.

Reis de kabul etmişti!..

Onlara olan borcumuz öncelikle ödensin isterim.

Borçlu göçmeyelim bu dünyadan…

***

Öl de ölelim senin için Reis!

Beraber yürüdük biz bu yollarda/Beraber ıslandık yağan yağmurda/Şimdi söylediğin o şarkılarda/Bana her şey sizi hatırlatıyor…

Aynı yoldan geçmişiz biz/Aynı sudan içmişiz biz/Yazımız bir kışımız bir/Aynı dağın yeliyiz biz…

O kadar değil tabii ki, bizim bir de Rabiamız var:

Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet…

Yetmedi mi?

Öyleyse:

Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız…

Tamamdır herhalde!

Mutfağımızda bunlar var…

***

Hayırlı Cumalar” efendim;

Hayırlı iftarlar…

Afiyet şeker olsun!

Aman ha bu ara tatlıyı fazla kaçırmayın!..

Cemil Can

DİPNOTLAR:

(1) 7143 Sayılı Yasa

MADDE 16-3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 16- Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.

Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.

Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.

Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir.Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olanimar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

(2) http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2018/05/20180518-3.htm

(3) Türk Dil Kurumunun Büyük Sözlüğüne göre: (ra:yiç) Bir para biriminin veya malın satış ve sürüm değeridir. Emlakçılara rayiç bedel nedir diye sorarsan: Rayiç bedel: konut alım-satımlarında belirlenmiş olan bedele denir. Diğer bir deyişle Rayiç bedel,bir mülkün bugünkü piyasa koşullarındaki satış bedelidir derler. Rayiç bedelin hesaplanmasında esas olan güncel piyasa koşullarıdır.