Biz kazanacağız!..
TwitterFacebookGoogleYouTube

BALBAY İLE DE YOLLARIMIZ AYRILDI!..

Cumhuriyet

Abdullah Öcalan’ı affettirmek için uygulamaya konan ve ana muhalefet partisinin de katkısıyla bu noktaya getirilen Balyoz ve Ergenekon davaları ile kamu vicdanı onarılamayacak şekilde kanatılmıştır. Tedaviyi ancak ve ancak bir genel af sağlayabilir!..


Büyük Ortadoğu Projesi bu şekilde kurgulanmıştı. Kürtlere lider olarak tayin edilen Apo, ancak bu formülle serbest bırakılabilirdi!..

Cumartesi günü Diyarbakır’da ağırlanacak olan Barzani ile bölücü Şivan Perver ve İbrahim Tatlıses’in buluşmasını, içerisinde biraz Kürt’ü Kürt’e kırdırma politikası olsa da, bu kapsamda değerlendirmek gerekir… Kabul etmek gerekir ki, KDP, PYD ve PKK Ortadoğu’daki etkili Kürt partileridir… Tümünün arkalarında ABD vardır. Bu bağlamda hepsi de emperyalistlerin kuklasıdır…Aralarında doğal olarak birinci uşak olmak yarışı da vardır… ABD’den BOP kapsamında “rol istemek” başka bir anlama gelmez!.. Hangisi daha fazla ABD uşaklığına yaklaşırsa, Kürtlerin liderliği de doğal olarak ona verilecektir. Aralarındaki yarış, tıpkı Yeni CHP ile AKP arasındaki rekabet gibidir!.. Hepsi de kulaklarını Atlantik’e dönük yatarlar… Parmak ucuyla çağrılmayı bekliyorlar… İlk çağrılan mavi boncuğu alacaktır elbette… Diğerine “sıranı bekle” denecektir!..

Halkına güvenmeyenler, dışarıdan destek alarak iktidara geldiklerinde, aldıkları desteğin diyetini ödemeyecekler mi? Ödeyecekler elbette… Hem de ülkemizin varlıklarıyla ödeyecekler. AKP ödememezlik edebildi mi? Belli ki Kürtler, önümüzdeki yıllarda ABD’nin sıcak denizlere akıtacağı petrolün bekçiliğini yapacaklar… Bu yeni işlerine birbirlerini ve komşularını öldürmek de olacak tabi…

Sonunda af talebi BDP veya AKP’den değil, Yeni CHP’den geldi!..

Yıllar önceden Mustafa Balbay’ın kurban seçildiğini söyleyenler hiç de yanılmadılar… Evet Mustafa Balbay bu büyük proje içerisinde vicdanları kanatmak için kullanılacak en uygun adamdı… Öyle ya, yazıları nedeniyle bir insan hapse atılabilir mi? Atılamaz, atılmamalı tabi… Ama gördüğünüz gibi atıldı!.. Ve sözde yargı kararı de mahkumiyet hükmü kesinleşti…

Artık aftan başka çözümü kalmadı, çok beğendiğim bu kadife kalemin!..

Oysa yurtsever komutanlar ve subaylar için de durum aynıydı… Ama onlar, Apo’yu affetmek için bizi kullanacaklarsa, ömür boyu hapis yatmaya razıyız demişlerdi… Herkesten aynı dayanıklılığı beklemek doğru değil elbette. Belki de Mustafa’ya sosyalizmle bir ilgisi kalmayan Sosyalist Enternasyonal’in Genel Sekreteri Luis Ayasa sufleyi vermiştir… Karşıdevrim bitti, artık iş yaraları sarmaya geldi demiş olabilir!..

Kimbilir, belki de Balbay bu işkenceye daha fazla dayanamadı!..

Eeee ne yapacaksınız, cezaevi koşullarında yaşamak kolay değil ki… Balbay’ı bu tutumu nedeniyle kınayamayız… Balbay, bu kararını açıklarken de usta kalemini yine konuşturdu… Barışın sağlanması için “İnsanların da hükümeti affetmesi lazım” dedi… Hükümetin suçlu olduğu bir kez daha vurguladı!.. Mustafam sanıyor ki, iç barış bu şekilde sağlanabilecek… Halbuki, afla sadece kendisi dışarı çıkabilir, düşünceleri bir süre daha içeride kalacak!.. Zira, dışarısı onun bıraktığı gibi değil..

Mustafa! 11 yılda bizim imam takımı karşıdevrimi yaptı, artık bunu anla… Senin beğenmediğin o imamlar, Cumhuriyet’in köküne kibrit suyunu, abdest ibriği ile akıttılar!…

Baş yazarı olduğu o şanlı Cumhuriyet gazetesi bile, bu dönemde Sorosçu Kılıçdaroğlu’nun peşine takıldı… Durduk yerde, onun saçmalıklarını örtmek ve düzeltmek görevini üstlendiler ve Utku Çakırözer’i, sadece bu iş için görevlendirdiler… Yani anlayacağın sizin Cumhuriyet gazetesi, Cumhuriyet’in ortadan kaldırıldığının tam olarak ayırdında bile değil… Bu yüzden biz, şimdi olup biteni doğru haberin ve yorumun adresi Aydınlık‘tan öğreniyoruz!..

Anımsadınız mı? Bir zamanlar “TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ ?”sorusunu sorardınız! Ne oldu? Tehlike geçti mi?…

Öyle ya da böyle, bu acı gerçeği de kabul etmek zorundayız: 14 Kasım 2013 günü Balbay ile de yollarımız ayrıldığı gündür!.. Dosta düşmana ilan edilir!..

Av. Cemil Can